Antik Tel Azekah’ta Bulunan 68 Çocuk Kalıntısı, Geçmişi Yeniden Aydınlatıyor

Tel Aviv Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, Kudüs yakınlarındaki Tel Azekah bölgesinde, Pers dönemine ait (MÖ 6. ve 5. yüzyıl) toplu bir çocuk mezarı keşfetti. Eski bir su sarnıcında bulunan en az 68 çocuğun kalıntısı, antik çağlarda yüksek bebek ölüm oranları ve toplumsal cenaze geleneklerini yeniden gündeme taşıyor. Palestine Exploration Quarterly dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, bu kalıntılar yaklaşık bir yüzyıllık bir zaman dilimine yayılıyor. Bulunan bireylerin %90’ının beş yaşından küçük olduğu, %70’inin ise iki yaşında bile olmadığı gözlemleniyor. Kazının başında bulunan Oded Lipschits, kemiklerde şiddet, katliam ya da ani salgın izlerinin bulunmadığını vurguluyor. Araştırmacılar, bu durumun dönemdeki yaygın enfeksiyonlar ve yüksek bebek ölüm oranlarının bir yansıması olduğunu düşünüyor.

Sarnıçta bulunan çocuk kalıntılarının neden bir mezar yerine buraya defnedildiği ise araştırmacılar için bir merak konusu. Uzmanlar, sütten kesilmemiş bebeklerin toplumda tam anlamıyla “üye” sayılmadıkları için ana mezarlık yerine bu sarnıçlara gömülmüş olabileceğini ileri sürüyor. Lipschits, bu durumun ebeveynlerin çocuklarına karşı sevgisiz oldukları anlamına gelmediğini, “sütten kesilmenin” hayata girişte önemli bir eşik olduğunu belirtiyor.

Antik Yakın Doğu’da çocuk kurban etme ritüelleri üzerine tartışmalar olmasına rağmen, araştırmacılar bu olasılığı dışlıyor. Genelde kurban edilen çocuk kalıntılarında yanık izleri ve özel definler görülür. Ancak Tel Azekah’taki çocuk kalıntıları, sarnıca bütün halde ve çeşitli değerli eşyalarıyla birlikte bırakılmış durumda.

Araştırma ekibi, şimdi antik DNA analizlerine geçecek. Bu analizler, çocukların kökenlerini, cinsiyetlerini ve aralarındaki olası akrabalık ilişkilerini belirlemeye yardımcı olacak. Ayrıca sarnıca gömülen az sayıda yetişkinin çocuklarla bir bağlantısı olup olmadığı da incelenecek. Tel Azekah’taki su sarnıcı, bir zamanlar yaşam kaynağı iken, binlerce yıl önce toplumun en savunmasız bireylerinin ebedi istirahatgahına dönüşmüş. Bu keşif, sadece Pers dönemi Yahudası’nın cenaze uygulamalarını değil, aynı zamanda insanlığın yas tutma ve aidiyet kavramlarını nasıl şekillendirdiğini de gözler önüne seriyor.