Türkiye’de son dönemde artan çocuk suçları, özellikle Evrin Güvendik, Mattia Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağlayan cinayetleri ile gündeme geldi. Bu olayların ardından TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu, yaklaşık 700 sayfalık bir taslak rapor hazırladı. Raporda, Türk Ceza Kanunu ve Ceza İnfaz Kanunu’nda önemli değişikliklerin yapılması önerildi.
Komisyon, ağır suçlarda yaş küçüklüğüne bağlı ceza indirimlerinin azaltılmasını ve bazı durumlarda hâkimlerin bu indirimleri uygulamama yetkisine sahip olmasını istedi. Ayrıca, ağır suç işleyen çocukların ebeveynlerine hapis cezası getirilmesi de önerildi. Öneriler arasında, 12-15 yaş grubundaki çocuklar için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının üst sınırının 15 yıldan 18 yıla, 15-18 yaş grubundakiler için ise 24 yıldan 27 yıla çıkarılması talep ediliyor.
Ebeveyn sorumluluğu da raporda dikkat çekici bir şekilde ele alınarak, çocuğun belirli suçları işlemesi durumunda, anne ve babalara 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilmesi önerildi. Ayrıca, “Suça Sürüklenen Çocuk” teriminin yerine “Adli Süreçteki Çocuk” ifadesinin kullanılmasına dair bir öneri de bulunuldu.
Diğer önemli öneriler arasında, 15-18 yaş grubunda yeniden suç işleyen çocuklar için tekerrür hükümlerinin uygulanması, çocuk hükümlülerin cezalarının önce Çocuk Kapalı İnfaz Kurumlarında başlaması, 15-18 yaş arasındaki çocuklar için hapis cezasının ertelenmesinde 3 yıllık sürenin 2 yıla indirilmesi gibi maddeler yer alıyor. Ayrıca, bıçak ve kesici aletlerin çocuklara satışının yasaklanması, kamuya açık alanlarda usulsüz taşınan kesici aletlere yönelik yaptırımların artırılması gibi düzenlemeler de önerildi.
Çocukların korunmasına yönelik sosyal ve eğitim politikalarına da yer verilen raporda, 2009 sonrası doğan bireyler için tütün ve tütün ürünlerinin ömür boyu yasaklanması yönünde çalışmalar yapılması ve 2035 yılı itibarıyla tütün ürünlerinin üretim, satış ve kullanımının sona erdirilmesi hedefi vurgulandı.
Çocukların güvenliğini artırmak amacıyla, zorunlu psikososyal tarama sisteminin kurulması, aile sağlığı merkezlerinde “aile terapisti” modelinin uygulanması, okullarda kamera sisteminin kurulumunun yapılması ve okul girişlerinde kartlı geçiş sistemine geçilmesi gibi öneriler de sıralandı. Ayrıca, okul terklerini önlemek için alternatif eğitim modeli olan MESEM sisteminin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Bu düzenlemeler, toplumda çocuk suçlarının önlenmesine ve çocukların güvenliğinin artırılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.